Ben de Gençtim…

Yıllar geçiyor, hayat durmaksızın akıyor, yazılan kaderi yaşıyoruz gibi düşünüyoruz çoğu zaman. Oysa ki tamda öyle değil aslında. Tecrübe dediğimiz şey burada karşımıza çıkıyor tam olarak. Daha önce yaşadıklarımız, deneyimlediklerimiz, bu yaşantıların bize hissettirdikleri, verdiğimiz tepkiler, canımızın acıması, hoşumuza gitmesi bizi sinir etmesi hepsi ama hepsi bir tecrübe. Biz butecrübelerle yeniden karşılaştığımızda verdiğimiz tepkiler bizi yönlendiriyor biraz da.

Kişinin kendi tecrübelerini hatırlamamasına imkan yok ama bir de dinlediğimiz, okuduğumuz, bize anlatılan tecrübeler var. Ne kadar acı çekeceğimize ne kadar mutlu olacağımıza ne kadar kazanacağımıza belki de ne kadar sağlıklı olacağımıza daha çok bu tecrübeler karar veriyor bence. Bİrey olarak her şeyi deneyimleme şansımız yok tabii ki. Ancak her şeyi okuma her şeyi dinleme imkanımız var. Alacağımız kararlarda, yapacağımız işlerde insanlar nasıl tecrübeler edinmiş, nerede hata yapmış, nasıl başarılı olmuşlar, bunları araştırmak günümüz dünyasında oldukça kolay ve hızlı.

Gençlerimizin en büyük yanılgısı kendi deneyimlemelerini diğer insanların deneyimlerinden, aktardıkalrından üstün tutmaları. Eğer bir konuda karar vermeden önce diğer insanların bu konuda neler yaptıklarını ve nasıl sonuçlar elde ettiklerini objektif bir şekilde ele alıp incelemiyorsak büyük ihtimalle bu konu bizim için kötü bir deneyim oalrak kader dediğimiz deftere yazılmak zorunda kalacaktır.

20 yıldan fazla bir süredir gençlerin içinde bir eğitimci, bir gözlemci olarak bunu defalarca tecrübe eden binlerce gence rastlamışımdır. Aynı sorunu kendisinden daha önce yaşamış bir büyüğünün ve ya arkadaşının deneyimlerini hiçe sayan ve aynı kötü sonuçlalar karşılaşan bir çok genç…

Ne acı ki zaman her seferinde bu konunun ne kadar önemli olduğunu kanıtlıyor. Anensinin öğretmeninin ve ya daha önce kötü bir tecrübe yaşamın bir arkadaşının tecrübelerine kulak tıkayan bir hanım kızın ağlayarak “Ne yapacağını sormaya” gelişine ya da babasının abisinin öğretmeninin tecrübelerini dinlemesine rağmen yine kendi bildiğini okuyup “Hocam bu işten nasıl kurtulacağım?” feryadıyla kara kara düşünen o kadar çok genç gördüm ki sayılarını unuttum ama yüzleri hala aklımda.

Pişmanlık, üzüntü, utanma, geri döndürülemez kayıplar ve daha nicesi…

Sosyal medyanın heyecanıyla kararıp giden bir sürü pırıl pırıl genç. Tazecik beyinlerini kandırmak o kadar kolay ki bir kaç tatlı söz ya da bir kaç beğeni onlar için her şeyden önemli. Hayatın acı gerçekleri ile yüzleştiklerinde ise kaybettiklerini analayamayacak kadar üzgün ve kaybettiklerinin onlara verdiği zararı göremeyecek kadar gençler. Masum bir fotoğraf paylaşımımın onlar için nasıl sonuçlar doğuracağını kestiremeyecek kadar duygusal, bu paylaşımın ileride karşısına nasıl çıkabileceğini hayal edemeyecek kadar öngörüsüzler.

Kendi tecrübelerimizin bedeli oldukça pahalıdır. Bunun bedelini ancak kendimiz yaşadığımızda öğrenebiliriz ve iş işten geçmiş olur çoğu zaman. Oysa ki aynı durumu yaşamış bir kişinin tecrübelerini dinlemek ve ya okumak bedavadır. Bunun değerini anlamak için zamana ihityaç duyabiliriz ama kesinlikle zararlı çıkmayız.

Sevgili gençler fikir almayı kendinizden daha çok tecrübesi olan sizden yaşça büüyk insanlardan tecrübelerini paylaşmalarını istemeyi lütfen bir alçalma göstergesi olarak görmeyin. İnanın bana sordukça büyüyecek, tecrübelerinden faydalandıkça yolunuz daha düz gidecek, zorluklar karşısında daha kolay başa çıkabilen bir yapıya sahip olacaksınız.

Hatalarımızın bedelini sadece kendimiz ödesek belki biraz daha adil bir yargılama ile kendimizi yargılayabiliriz ama bir çok gençlik hatasının bedelini sizinle birlikte sizi seven ve sizin sevdikleriniz de çekmek zorunda kalır. Önce kendinizi sonra sevenleriniz ve sevdiklerinizi mutlu etmek için lütfen size tecrübelerinden bahseden birini dinlemekten kaçınmayın.

Hangi konuda olursa olsun; ister iş hayatını incelikleriyle ilgili olsun isterseniz de basit bir sosyal medya paylaşımı ile ilgili ya da basit bir pazar alışverişi ile ilgili olsun. Bir tecrübe varsa onu mutlaka dinleyin, kendinize göre değerlendirin ve karar alırken mutlaka göz önünde bulundurun.

Unutmayın; TECRÜBE BİLGİNİN EFENDİSİDİR.

Yorum bırakın